Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Propaganda Örnekleri

Ufak bir araştırma ve geçmişe uzanma sonucunda sizlerle paylaşmak istediğim propaganda örnekleri :

Etiler, Sümerler Türktür

Osmanlı Devleti'nin güçsüzleşmesi, hemen hemen her savaşı kaybetmeye başlamasıyla Türk milleti de kendine olan güvenini kaybetmekteydi. Kurtuluş savaşı sonrasında halkın özgüveni toparlanmaya başlamıştır. Bu süreci hızlandırmak için birtakım propagandalar yapılmıştır. Bu propaganndalara verilebilecek en iyi örnek, geçmişte çok güçlü olan bazı devletlerin türk devleti olduğunu iddaa etmektir. Sümerbank, Etibank gibi bankalar bu iddaaların çok konuşulduğu zamanlarda kurulmuş olsa gerek.

Kahraman Mehmetçik Kıbrıs'ta

1974'te yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında halkın sempatisini kazanmak için sarfedilen çabalar ve o resim.

Konuşmamız Lazım

2007'deki su sıkıntısı öncesinde yapılmış bir forum. Konferansın afişlerindeki güzel fotomontaj eklentileri, verilmek istenen mesajı açıkça belirtmektedir. Afişin ilgi çekiciliği ve güzelliği birçok kişinin bu mesajı çevresindekilere iletmesini sağlamıştır.

Mizahı Kullanmak

Doğru araçlar kullanılarak, insanlara verilmek isten birincil mesaj arkaplanda tutulabilir. Burada yaratıcı olmak ve sahte mesajla birincil mesajı çok iyi içiçe geçirebilmek gerekir. Yandaki resim bu anlamda güzel bir örnek.

We can do it! (Rosie The Riveter)

2. dünya savaşı sırasında amerikalı kadınları üretime dahil olmaya çağırmak amacıyla yapılan propaganda örneğidir. Bilindiği üzere 100 yıl öncesine kadar bütün toplumlarda kadınlar erkeklerle bir tutulmazlardı. Bu yüzden imkan bulamamaları sebebiyle kadınlarda kendini geliştirememişlerdi, amerika onlara hem gerekli cesareti vermeyi hemde gerekli yardımlarda bulunmayı hedeflemiştir. İşin psikolojik kısmınıysa bu afişle süslediği propagandasıyla aşmayı başarmıştır. Bu propaganda efsaneler arasında girmeyi başarmıştır.

I want you

Amerikan ordusu asker toplamak amacıyla yaptığı propaganda. Gelmiş geçmiş en ünlü propaganda bu afişle sağlanmıştır.

Sizinkiler öldürmüş

Son yıllarda oldukça başarılı olmuş bir propaganda örneğini, İsrail'li ve Filistin'li bir çocuğun diyaloğunu içeren karikatür teşkil ediyor. Filistin halkı bu karikatürle kendini en basit şekilde dünyaya ifade etmiştir.

İsrailli Çocuk:
Babam dedi ki: Siz Araplar şeytansınız, teröristsiniz, hayvansınız!!
Filistinli Çocuk:
Babam bana hiç bir şey demedi, sizinkiler Öldürmüş...

Propaganda

Her Hollywood filmde gördüğümüz haçlar, ideolojik ibareli t-shirtler, yemek yemeye gittiğiniz lokantada masanıza bırakılmış kartvizitler, sokakta yürürken elinize tutuşturulan metinler.. Herkes bir şekilde birşeylerin propagandasını yapıyor, kimisi ekonomik çıkarı için, kimisi psikolojik savaş metodları için, kimisi de kendi doğrusunu diğer insanlara anlatmak için yapıyor. Karalamak gibi bir niyetim yok güzel bir araçtır propaganda aynı zamanda çokta güçlü bir araç. Ama bazen işin ahlaki boyutu ortadan kalkmıyor mu sizcede ?

 

Kemal Sunal'ın bir filmini hatırlayalım mesela : Yüz Numaralı Adam. Halkın sevdiği birinin reklamla yani propagandayla neler yapabileceğini gösteriyor. Veya çok eskiye gitmeye gerek yok bir Cem Yılmaz gerçeği var; gözümüzün içine sokulan. Bu sempatik adamın reklamına çıktığı her firma halkın gözünde bir numara oluveriyor. En kötü ihtimalle o firma bir numara olmasa da reklamı izleniliyor insanlar arasında. Olayı sadece reklamla sınırlı tutmak saçma olur; yine filmlerden konuşacak olursak, hristiyanların haç gerçeği var ortada. Düşünsenize Shrek isimli daha çok çocuklara hitap eden bir animasyon filminde bile bu propaganda yapılıyor.

 

Olayı başka bir boyuta taşıyalım.. Mesela Eiffel Kulesi.. Paris'e sırf bu kuleyi görmek için giden yüzbinlerce insan söz konusu. Tabii Paris'te sadece Eiffel kulesi var denilemez ama kısıtlı bir bütçesi olan ve Paris'te alışveriş yapması, lüks otellerde kalması vb. zenginliklerden yararlanması söz konusu olamayacak insanları şehre çekmek için güzel bir propaganda örneği teşkil ediyor bu kule. Paris'te yaşayan bir yazarla yapılan bir röportajı okumuştum, yazar kitaplarını Eiffel'in altındaki bir cafede yazdığını söylüyordu yanılmıyorsam. Röportajı yapan gazeteci yazarın kuleyi sevdiği için orada yazdığı geçiriyor kafasından ama aslında yazarın derdi ayrı ve bunu şöyle dile getiriyor : "Paris'te bu metal yığınının görünmediği tek yer burası!".. Bu da propagandası yapılan eserin öyle pekte büyütülecek birşey olmadığı gerçeğini gözler önüne seriyor.

 

Propaganda'nın araç olarak kullanıldığı en geniş alanlardan bir diğeri de Psikolojik Savaş. Alman, İngiliz, Amerikan, Rus, İsrail ve İran istihbarat örgütlerinin psikolojik savaş metodlarını en çok kullandığı ülkenin Türkiye olduğu söylenir. Kısa süreli psikoloij savaş metodlarında tercih provokasyondan yana kullanılırken, uzun süreli psikolojik savaş metodlarında daha çok propaganda tercih edilmektedir. Mesela bazı ülkeler hakkında insanların aklında bir izlenim oluşturulmak istenir.

 

Kısacası propaganda hayatımız en ince detayına kadar her noktasında mevcuttur. Onu bilinçli bir şekilde hayatımıza dahil etmeli, gerektiği gibi kullanmalıyız.