Propaganda
Her Hollywood filmde gördüğümüz haçlar, ideolojik ibareli t-shirtler, yemek yemeye gittiğiniz lokantada masanıza bırakılmış kartvizitler, sokakta yürürken elinize tutuşturulan metinler.. Herkes bir şekilde birşeylerin propagandasını yapıyor, kimisi ekonomik çıkarı için, kimisi psikolojik savaş metodları için, kimisi de kendi doğrusunu diğer insanlara anlatmak için yapıyor. Karalamak gibi bir niyetim yok güzel bir araçtır propaganda aynı zamanda çokta güçlü bir araç. Ama bazen işin ahlaki boyutu ortadan kalkmıyor mu sizcede ?
Kemal Sunal'ın bir filmini hatırlayalım mesela : Yüz Numaralı Adam. Halkın sevdiği birinin reklamla yani propagandayla neler yapabileceğini gösteriyor. Veya çok eskiye gitmeye gerek yok bir Cem Yılmaz gerçeği var; gözümüzün içine sokulan. Bu sempatik adamın reklamına çıktığı her firma halkın gözünde bir numara oluveriyor. En kötü ihtimalle o firma bir numara olmasa da reklamı izleniliyor insanlar arasında. Olayı sadece reklamla sınırlı tutmak saçma olur; yine filmlerden konuşacak olursak, hristiyanların haç gerçeği var ortada. Düşünsenize Shrek isimli daha çok çocuklara hitap eden bir animasyon filminde bile bu propaganda yapılıyor.
Olayı başka bir boyuta taşıyalım.. Mesela Eiffel Kulesi.. Paris'e sırf bu kuleyi görmek için giden yüzbinlerce insan söz konusu. Tabii Paris'te sadece Eiffel kulesi var denilemez ama kısıtlı bir bütçesi olan ve Paris'te alışveriş yapması, lüks otellerde kalması vb. zenginliklerden yararlanması söz konusu olamayacak insanları şehre çekmek için güzel bir propaganda örneği teşkil ediyor bu kule. Paris'te yaşayan bir yazarla yapılan bir röportajı okumuştum, yazar kitaplarını Eiffel'in altındaki bir cafede yazdığını söylüyordu yanılmıyorsam. Röportajı yapan gazeteci yazarın kuleyi sevdiği için orada yazdığı geçiriyor kafasından ama aslında yazarın derdi ayrı ve bunu şöyle dile getiriyor : "Paris'te bu metal yığınının görünmediği tek yer burası!".. Bu da propagandası yapılan eserin öyle pekte büyütülecek birşey olmadığı gerçeğini gözler önüne seriyor.
Propaganda'nın araç olarak kullanıldığı en geniş alanlardan bir diğeri de Psikolojik Savaş. Alman, İngiliz, Amerikan, Rus, İsrail ve İran istihbarat örgütlerinin psikolojik savaş metodlarını en çok kullandığı ülkenin Türkiye olduğu söylenir. Kısa süreli psikoloij savaş metodlarında tercih provokasyondan yana kullanılırken, uzun süreli psikolojik savaş metodlarında daha çok propaganda tercih edilmektedir. Mesela bazı ülkeler hakkında insanların aklında bir izlenim oluşturulmak istenir.
Kısacası propaganda hayatımız en ince detayına kadar her noktasında mevcuttur. Onu bilinçli bir şekilde hayatımıza dahil etmeli, gerektiği gibi kullanmalıyız.